Günümüzün güncel konularından en önemlisi evlenme ve boşanma oranları sürekli olarak haberlerde, sosyal medya’da, gazete köşelerinde karşımıza çıkıyor. Yıl yıl evlenme ve boşanma sayıları istatistiki bilgiler çerçevesinde toplumu bilgilendiriyor. Bu haberleri gören, duyan, okuyan, maruz kalan ve maruz bırakılanların aklına gelen ilk sorunun aynı olma olasılığı yüzde kaçtır acaba? Yüzdelik dilimi kestiremiyoruz ama bir çoğu“Evlenmek ya da Evlenmemek?” yazısının devamını oku
Yazar arşivleri: yenideneskiye
Baba…
Yalnızlık onun yoldaşı olmuştu uzun süredir, ne annesini tanıyordu ne de babasını. O daha çok küçükken onu Terkedilmiş halde bulan vatandaşlar polise haber vermiş, polis de koruma altına almış ve Devlet yurduna yerleştirilmişti. Henüz 3 aylık bir bebekti tek başına bırakıldığında. Yurtta ona en iyi şekilde bakmışlar, büyütmüşlerdi. O bakıcıları annesi, hademeleri babası sanarak büyümüş,“Baba…” yazısının devamını oku
Cevapsız Sorular??
Ayışığına benziyordu gülüşün, gamzelerinin çukurunda kayboluyordum durmadan. Uyandığım sabahlar kulağıma fısıldadı hasat bitiminde ki yorgunluğu ve mutluluğu. Durgunluğum araftaydı bayağıdır, kafasını çıkardı kapıdan dışarı. Bir tur atalım iyi gelir dedi kendi kendine. Gürültülü bir makine çalışıyor ilerde, bağırmazsan duyamam seni. Anlatacak ne var, susacak ne yok, gülecek şey çok gülmesemde. Gözlerimde biriken yaş orduları her“Cevapsız Sorular??” yazısının devamını oku
Karanlıklar Prensi…
Karanlıklar prensi diyorlardı ona. Günışığına çıkmaz, sadece geceleri sokaklarda görülürdü. Sebebini kimse bilmez,o da kimseye anlatmazdı. Herkes farklı bir şey söyler, hakkında ki rivayetler hep taze kalırdı. Nereli olduğu,nereden geldiği,ne zamandır burda olduğu her zaman merak konusu olmuştu… Kimine göre kahraman,kimine göre haydut,kimine göre de kendi halinde birisiydi.Günler aynı rutinlikte devam ederken, bir akşam mahallede“Karanlıklar Prensi…” yazısının devamını oku
Düşünmüyorum O Halde???
Düşünüyorum o halde varım demiş Descartes,neyi düşündüğünü söylemeden. İnsan merakaver bir canlıdır, en olmadık şeyi merak eder durur sürekli. Günümüzde ya da geçmişte yaşamış ilim adamları,düşünürler, Descartes’in bu sözüne kafa patlatıp, zihin yormuşlar mıdır acaba. Descartes bugün yaşasaydı herhalde ayrıntıları düşünmekten büyük düşünmeye zaman bulamazdı… Evli 3 çocuklu bir Aile babası olsaydı, sabah evden çıkarken“Düşünmüyorum O Halde???” yazısının devamını oku
Adım Adım Uzağa
Suskunlar mahallesinden duyuluyordu feryatlar, çığlıklar, yalnızlığa açılan kapıların kilitleri ilk gün ki tazelikle çalışıyordu. Anahtarlar nerede diyordu birisi açalım kapıları, kayboldu diyordu bir diğeri kayboldu bulamıyoruz. Yılkı atlarının kaderini paylaşıyorduk belli belirsiz kelimelerle… Şairler kalemlerini bir sağa bir sola oynattıkça dökülüyordu ciğerlerinden mısralar, yanmaktan kül ötesi olmuştu içerdekiler ve dışardakiler. Arada kalanlar sıkışmıştı vicdanları ve“Adım Adım Uzağa” yazısının devamını oku
Önce minibüsü elimden aldılar dayandım, şimdi seni elimden alıyorlar buna nasıl dayanırım bilmiyorum…
Bir Fani Adem
Bozkırın içinde bir köyde doğmuşum, bayram arifesi bir hasat vakti. İsmiyle geldi demiş Dedem, adı Bayram olsun. Kulağıma okumuşlar önce Ezan-ı Şerif’i sonra Adımı. Kerpiçten taşa dönmüş bir evde ağlamışım ilk defa,köşelerde ki yastıklara tutunarak atmışım ilk adımlarımı, biraz ayaklanınca havluya terfi etmişim tavukların,koyunların, ineklerin peşine… Evde kimsenin kalmadığı günlerde ekim’den biçime dönen zamanlarda tarlaya“Bir Fani Adem” yazısının devamını oku
Hangi Zaman???
Şaha kalkmış taylar gibi hoyrat esiyor rüzgar, yağmurların eşliğinde damlıyor içime reçele çalan sözler… Tatlı olan herşey, dürüstlük gibi mi açar pencerelerini hayata, nefes alacak kadar geçen zaman ölüme mi yol açar geçmeyince… Hayaller ve hayatlar tekerlemesi hep aynı çizgi üzerinde mi çizer krokisini, kuşbakışı bakılan her yüksek düşünce kanatır mı dizleri, içine oturur mu“Hangi Zaman???” yazısının devamını oku
Asgariden Azamiye
Asgari ücret,memur maaşı,müdür maaşı ve milletvekili maaşı bir gün sokakta karşılaşmışlar. Hepsi birbirini önce uzun uzun süzmüş sonra da koyu bir sohbete dalmışlar. Asgari ücret hepsinden kısaymış, konuşurken sesini duyurması için nerdeyse bağırması gerekiyormuş.Asgari ücret dışındakilerin her biri bir aylarını nasıl geçirdiklerini ballandıra ballandıra anlatırken, asgari ücret her ayın sadece bir kaç günü rahat edebildiğini“Asgariden Azamiye” yazısının devamını oku