Hiç kusurlarınızı düşünüp, olumlu yönde kendinizi geliştirmeye çalıştınız mı hayatınızın herhangi bir anında, ya da halk dilinde ki tabirle benim yoğurdum ekşi değil,ekşimez de diyerek zeytinyağı misali mi davrandınız. Cenab-ı Allah insanı yaratırken, Melekler itirazvari bir dille, fitne çıkartacak ve kan dökecek birisini mi yaratacaksın dedikleri an Rabbimiz, Sizin bilmediğinizi ben bilirim diyerek cevap vermiştir.“Biz kimiz???” yazısının devamını oku
Yazar arşivleri: yenideneskiye
Ömür Hikayesi…
Gönül cama benzetilir ya, kırılırsa yapışmaz misali. Ömür gama bulanır ya, önce ruhunu,sonra saçlarını,sonra da bedenini yaşlandırır giden geri gelmez misali. İçimizden kopup gelen çöl fırtınaları, bir damla suya muhtaç kalmışız gibi birbirine katar götürür ya gecenin saniyelerini. Karaladığımız ömür sayfaları biter ya birden bire ansızın. Ecelin zamanı,yaşamın kararı olmazmış, faniliğimizdir yoldaşımız. Anlatmakla bitiremediğimiz dünya“Ömür Hikayesi…” yazısının devamını oku
Aynalar…
Yüzleşmek insanın ruhunun şifasıdır, dünyaya gelip konuşmayı öğrendiğimiz andan itibaren dil yarasına düçar oluruz zaman zaman. İsteyerek ya da istemeyerek incitir üzeriz, Rabbimizin her daim içinden bize baktığı gönül veya kalp de dediğimiz nazik,hassas ve masumiyetin başkentini… Kur’an-ı KerimTefsir Nisâ SuresiNisâ Suresi – 36-39 . Ayet Tefsiri وَاعْبُدُوا اللّٰهَ وَلَا تُشْرِكُوا بِه۪ شَيْـٔاً وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَاناً“Aynalar…” yazısının devamını oku
Savaşın Kopardıkları…
Tik tak tik tak sesleri kulakları sağır ederken, Mazlumların üzerine atılan fosfor bombaları,füzeler,roketler,toplar,yağdırılan kurşunlar 30 saniye ekranlarda 10 saniye zihinlerde yer buluyor ikinci bir habere kadar yok sayılıyordu. Adı savaş olan, Zalimlerin zulmünü,Mazlumların masumiyet ve çaresizliğini artıran o eylemin gerçekliğini sorgulamak gibi…
Ahir zaman…
Bu çağın kurbanlarıyız biz, Ahir zamanın fedaileri olamadık hala, bozuk sistemin çarklarına destek olmaktan öteye gidemedi nefes alış-verişlerimiz, varlığımızı Rabbimize armağan edemedi, ruhumuzu onun yoluna adayamadık kısa zamanımızda… Özeleştiri yapmaktan köşe bucak kaçıyoruz, hatalarımızla, kusurlarımızla yüzleşmekten korkuyoruz, sınırsız bir sessizliğimiz var zannediyor konuşmaktan imtina ediyoruz maalesef. Zalimin zulmünü yüzüne haykırmak bir yana, bana dokunmayan yılan“Ahir zaman…” yazısının devamını oku
Gönül Fermanı…
Her olmayan murat için üzülme ey gönül, Olanda da olmayanda da bir Hayır vardır. Olmayanda Rabbinin rızasını gözetmemiş, nefsinin esiri olmuşsun, kul hakkına girmişsindir belki de. Olmaması hem dünyan hem Ahiretin için daha hayırlıdır hikmetini bilemesende. Rabbinden Helal rızık iste dahi helal yemek. Seni mükemmel şekilde yaratan, seni Halife kılan,seni akıl nimeti ile donatan Rabbin“Gönül Fermanı…” yazısının devamını oku
Sana,Bana,O’na…
Hamız henüz dalından düşmeyen meyveler gibi. Bilmediğimizi dahi bilmeyiz, anlamayız anlatmaya çalışırız, dinlemeyiz dinletmeyi severiz. Kitap okumayız isimlerini ezbere biliriz. Gazetelerin resimlerine bakar geçeriz. Televizyona göbekten bağlı, internetle evliyiz. Uyanır uyanmaz baktığımız bildirimlerimiz hasretle beklediğimiz mektup sanki. Paylaşımlar mektubun pulu galiba. Öğrenmek görmekle eşdeğer olur algılarımız da. Yeni bir şeyle tanışmak uzak gelir aklımıza. Neyi“Sana,Bana,O’na…” yazısının devamını oku
Hangi Mutluluk???
Mutluluğun içeriği rakamlara değil duygulara endekslenirse hakikate kavuşur. Modernlik her şeyin en büyüğünü,en pahalısını,en şatafatlısını almayı telkin edip dururken zihinlerimize ve ceplerimize. Basit,sade,mütevazi,kanaatkar ve tevekkül içerisinde yaşamak daha kolaydı aslında. Labirentlerin içinde bulamadığımız yolumuz, hissettiğimiz ama uygulayamadığımız prensiplerimiz, uyandığımız her yeni sabah sil baştan başlamak isteyip atamadığımız adımlarımız. Geç kalmadık kendimize dönmek için,geç kalmadık özümüze“Hangi Mutluluk???” yazısının devamını oku
Gece-den Kondu
Eskiden, kentsel dönüşüm furyasının toprağı sertleştirmediği zamanlar da, ismiyle müsemma bir gece de konuveren kondularımızın balkonunda püfür püfür esen rüzgarın,ağaçların ve kuşların, Doğadan Sesler Korosu olarak verdikleri eserleri dinlerdik. Televizyonun az,sohbet ve dost meclislerinin bol olduğu günler eksik olmazdı sofralarımızdan. Mahallece açılan iftarlar,aynı kamyonla gidilen piknikler,zor zamanlarda kenetlenen omuzlar düşmesine izin vermezdi kimsenin. Kimse kimsenin“Gece-den Kondu” yazısının devamını oku
Nereye Hemşehrim???
Kelime kelime,satır satır,harf harf,cümle cümle dökülsem kalemin ucundan kağıda; Ovaları,dağları,bağları,ağaçları,kuşları,akarsuları ,rengarenk çiçekleri,baharın her çeşidini doyasıya anlatmak ve yaşamak, neredesin ey Dünya,neredesin vicdan kırıntıları,neredesin şehir sakinleri; Düşün yollara yaşayan ölüler,kalkın ayağa yerlere düşmüş bedenler, sürünmekten vazgeçin vakur başlar, vakitlerden vakit beğenin zamana yenilenler; Yolculuk zamanı, Gitme Zamanı… Bayram Günaslan