Babalık nedir???

Bu ülkede baba kelimesi mesafenin,resmiyetin,bir adım geride durmanın adıdır. Aile olmanın kriterleri üzerine kafa patlatan toplumsal hücreler, Anneye daha yakın babaya daha mesafeli duran çocukları dikkate almamışlar ilişkileri incelerken. Okula giderken alacağı harçlığı babasından isteyemeyip annesini aracı yapan çocuklar baba sevgisini,şefkatini,merhametini hiç hissetmemiş olacaklar ki, yaş alsalar da aynı mesafeden bakıyorlar babaları ile olan münasebetlerine. Kaç yaşına basarsa bassın baba kelimesi onlar için bir ihtiyacın,bir mecburiyetin,bir alışılmışlığın ötesine geçemiyor maalesef…

Peygamberimiz Hz.Muhammed(SAV) Efendimizin, olduğu gibi eş, olduğu gibi baba olamıyor toplumumuzun erkekleri. Biraz sevgisini belli etse çocuk maskarası, biraz merhametli davransa hanımköylü, evde bir işin ucundan tutsa kılıbık olup çıkıyor. O ne der,bu ne der, şu ne der kaygısından geçip hakiki fıtratını yansıtmaktan ziyade dizilerden fırlamış mafya babaları edasında takılmaya, höt höt’le sözümü geçirir hüküm sürerimin derdine düşüyor. Annelerin de dahli eklenince erkeklik pozlarına buyrun kavgaya,gürültüye, iki tarafta sabırsızsa mahkemeye…

Evlilik araba sahibi olmak gibidir aslında, her gün farklı bir şeyle karşılaşırsın, sürprizlere gebedir evlilik kurumu. Bazen cefa çekersin bazen sefa sürersin. Bazen anne fedakarlık yapar bazen baba, bazen de sadece anne ya da baba. Ama sürekli bir tarafın fedakarlığı yorar insanı,yıpratır,yıldırır. Ne aynı evde yaşamanın tadı kalır, ne de aynı odayı paylaşmanın adı, aynı evde yaşayan yabancılar gibi vakit geçirmenin karşılığı yoktur sözlükte. Aynı sofrada oturmadan, aynı çayı içmeden,aynı havayı solumadan,aynı ruhla anlaşmadan otel niyetine kullanılan evlerin vücudu,dili,duruşu,sesi yoktur. Onlar herşeyini kaybetmiş müflis bir kişiye benzerler, sıfırdan başlamaya çalışsa da bir türlü düzen tutturamayan,tutunamayanların kaderini yaşarlar o evler…

Eskiden diye başlayan sözlerin yarısı daha bitmeden yeniye geçer diğer yarıları. Zaman değişmedi aslında,insan değişti,rahatlığın rahatsızlığı genişledi,ayağına kadar gelen herşeyin kolaylığı zorlaştırdı bir çok şeyi. Babalık,annelik hala en revaç meslek olarak görülse de, Efendimiz(SAV) gibi olmak için daha çok fırın ekmek yememiz gerekir…

Bayram Günaslan

Smiling man giving his son a piggyback ride

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın