Yüzleşmek insanın ruhunun şifasıdır, dünyaya gelip konuşmayı öğrendiğimiz andan itibaren dil yarasına düçar oluruz zaman zaman. İsteyerek ya da istemeyerek incitir üzeriz, Rabbimizin her daim içinden bize baktığı gönül veya kalp de dediğimiz nazik,hassas ve masumiyetin başkentini…
Kur’an-ı Kerim
Tefsir Nisâ Suresi
Nisâ Suresi – 36-39 . Ayet Tefsiri
وَاعْبُدُوا اللّٰهَ وَلَا تُشْرِكُوا بِه۪ شَيْـٔاً وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَاناً وَبِذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَالْجَارِ ذِي الْقُرْبٰى وَالْجَارِ الْجُنُبِ وَالصَّاحِبِ بِالْجَنْبِ وَابْنِ السَّب۪يلِۙ وَمَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ مَنْ كَانَ مُخْتَالاً فَخُوراًۙ ﴿٣٦﴾
اَلَّذ۪ينَ يَبْخَلُونَ وَيَأْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبُخْلِ وَيَكْتُمُونَ مَٓا اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۜ وَاَعْتَدْنَا لِلْكَافِر۪ينَ عَذَاباً مُه۪يناًۚ ﴿٣٧﴾
وَالَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ رِئَٓاءَ النَّاسِ وَلَا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَلَا بِالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ وَمَنْ يَكُنِ الشَّيْطَانُ لَهُ قَر۪يناً فَسَٓاءَ قَر۪يناً ﴿٣٨﴾
وَمَاذَا عَلَيْهِمْ لَوْ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَاَنْفَقُوا مِمَّا رَزَقَهُمُ اللّٰهُۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِهِمْ عَل۪يماً ﴿٣٩﴾
Meal (Kur’an Yolu)
﴾36﴿ Allah’a kulluk edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anababaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlara iyi davranın. Allah kendini beğenen ve böbürlenip duran kimseyi asla sevmez.
﴾37﴿ Bunlar cimrilik eden ve insanlara da cimriliği tavsiye eden, Allah’ın kendilerine lutfundan verdiğini gizleyen kimselerdir. Biz, kâfirler için alçaltıcı bir azap hazırladık.
﴾38﴿ Ve bunlar Allah’a ve âhiret gününe inanmadıkları halde mallarını, insanlara gösteriş için sarfedenlerdir. Bir kimsenin arkadaşı şeytan olursa o ne kötü bir arkadaştır!
﴾39﴿ Allah’a ve âhiret gününe iman edip de Allah’ın kendilerine verdiğinden harcasalardı ne olurdu sanki! Allah onların durumunu hakkıyla bilmektedir.
Rabbimizin buyruğu açıktır, iyi İnsan,iyi Müslüman ve Mümin, iyi Aile babası,iyi Evlat,iyi Akraba,iyi Komşu olmak üzere yaşamımızı düzenlemek için mücadele etmek ve Rabbimizin emrettiği gibi Dosdoğru olmaya çalışmak. 3 kuruşluk geçici menfaatler için doğruya doğru, Hakka Hak demekten vazgeçmemek, makamı,mevkisi,serveti,malı ve mülkü için fanilerin önünde eğilmemek ve İslamın izzetini feda etmemek…
Tövbe;
Samimi bir tövbedir içimizin karanlıklarını aydınlatacak olan, samimi bir tövbedir güneşin doğuşuna tanıklık edecek olan, samimi bir tövbedir çıktığımız insanlığa tekrar dönmemizi sağlayacak olan…
“Estağfirullah. Estağfirullah. Estağfirullahe’l-azîm el-kerîm, ellezî lâ ilâhe illâ hüve, El-hayyü’l-kayyûmü ve etûbü ileyhi. Ve nes-elühü’t-tevbete ve’l-mağfirete ve’l-hidâyete lenâ, innehû, hüve’t-tevvâbü’r-rahîm. Tevbete abdin zâlimin li-nefsihî, lâ yemlikü li-nefsihî mevten velâ hayâten velâ nüşûrâ.”
İstiridye kabuğunun içinde ki İnci tanesi kadar kıymetli bir hazinedir samimi bir tövbe. O hep affedicidir,O hep kucağını açandır, O hep iste kulum vereyim diyendir, Onun bağışlayıp lütfettikleriyle Ağalık yapan bizleri,haddini aşıp,fıtratını bozanları ilk samimi tövbesinde affeden O’dur. Şu dünyada ki,kainatta ki,alemde ki her şey ama her şey fanidir. Tek Baki,tek gerçek,tek kalıcı olan O’dur. O’nun rızasına,O’nun sevgisine,O’nun sevdiği olmaya talip olmak yapılabilecek en güzel niyet, mücadele etmek en güzel eylemdir…
Bayram Günaslan
