Ömür Hikayesi…

Gönül cama benzetilir ya, kırılırsa yapışmaz misali. Ömür gama bulanır ya, önce ruhunu,sonra saçlarını,sonra da bedenini yaşlandırır giden geri gelmez misali. İçimizden kopup gelen çöl fırtınaları, bir damla suya muhtaç kalmışız gibi birbirine katar götürür ya gecenin saniyelerini. Karaladığımız ömür sayfaları biter ya birden bire ansızın. Ecelin zamanı,yaşamın kararı olmazmış, faniliğimizdir yoldaşımız. Anlatmakla bitiremediğimiz dünya zevklerine müptela olduk, yaşamadan konuştuğumuz taklidi imanımız panzehir olmaktan öte zehir enjekte ediyor ruhumuza…

Her gece ölüme yatıp, her sabah yeniden doğuşa uyanmanın hafifliği, yeniden yeniden hesabımıza yatan 24 altın değerinde 24 saati neye harcadığımızın,nasıl tükettiğimizin hesabını verecek olmamız, Mahşer-i Meydan’da hesap defterlerimiz gibi ortalığa saçılmamız…

Islanıyoruz günah yağmurlarında,dağlanıyoruz ateşlerde, boğuluyoruz denizlerde, ayaklarımız kayıyor sağlam durmaya çalıştıkça, düşüyoruz yerlere kalkmak için çabaladıkça. Parça pinçik tüm kelimelerimiz, hecelerine ayıramıyoruz dertlerimizi…

Geçmişten geleceğe,gelecekten bugüne uzanmak için yoruluyor, kollarımızı kaldıramıyor,kafamızı taşıyamıyoruz gövdemizin üstünde. Hangi çözüm,hangi düşünce,hangi yaşam,hangi araçlar alıp götürür bizi bu dünyadan,hangi fanilik derdimize çare olur O’ndan başka, hangi Kudret özümüzü hatırlatır O’ndan başka…

İçimizin kederi yüzümüzün gülümsemesine karışır, anlatmak bir yana anlatmamak hoşumuza gider aslında. Gönül cama benzetilir ya,kırılırsa yapışmaz misali. Ömür gama bulanır ya,önce ruhunu,sonra saçlarını,sonra da bedenini yaşlandırır giden geri gelmez misali…

Bayram Günaslan

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın