Cevapsız Sorular??

Ayışığına benziyordu gülüşün, gamzelerinin çukurunda kayboluyordum durmadan. Uyandığım sabahlar kulağıma fısıldadı hasat bitiminde ki yorgunluğu ve mutluluğu. Durgunluğum araftaydı bayağıdır, kafasını çıkardı kapıdan dışarı. Bir tur atalım iyi gelir dedi kendi kendine. Gürültülü bir makine çalışıyor ilerde, bağırmazsan duyamam seni. Anlatacak ne var, susacak ne yok, gülecek şey çok gülmesemde. Gözlerimde biriken yaş orduları her an hazır ve nazır bekliyor hissiyat dağlarını…

İçerden yükselen lavların birden püskürmesi gibi gözlerimden dağılıyor dört bir yana gözyaşları. Her mevsimin özü ayrıdır, insanı andırır biraz. İnsanda özünü ve sözünü bir kılabilirse erer rahata. Uzun bir yolculuktayım artık, geçtiğim duraklar seni hatırlatmıyor nedense. Yalnız gitmek,durmadan gitmek,konuşmadan gitmek istiyorum. Kafamın içinde dolaşıp köşe kapmaca oynayanlar kimlerse göndermek lazım onları işgal ettikleri yerlerden. Hemen bir ordu sevketmeli ve kurtarmalıyım kendimi, dünyanın keşmekeşinden,kaosundan,acelesinden…Sana bakınca aynaları,sana bakınca yansımaları,sana bakınca anlatamadığım anları görüyorum. Neden,nereye,nasıl sorularını soruyorum hep içime. Cevaplar çok açık olsa da yol hangisi o meçhul. Bacalar tütüyor kömür dumanıyla, şehrin karartıları dökülüyor bulutlara. Bavulumun tekerlekleri kayıyor tıngır mıngır menzilsiz bir menzilin uzaklarına doğru atıyorum adımlarımı…

Bayram Günaslan

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın